Hiç yeni insanlarla tanışasım yok.
Bunu farkettiğimde duyduğum tek şey tam karşımdaki duvarda asılı olan iki saatin farklı zamanlardaki tiktaklamaları oldu. Sanırım içimdeki sevimli, insancıl duygulardan bir kısmını kaybetmek üzereyim. Çok cici bir insan olduğum günler daha dün gibi. Şimdilerde ise insanların kafasını asansör boşluğuna sıkıştırmak gibi pek de insancıl olmayan düşünceler üretiyorum beynimde. Sanırım kalabalık ve gürültü bana yaramıyor. Eve döner dönmez uyumak istiyorum. Bir süre öğlen 4'te kalkıp geceleri uykusuzluk çekersem aklım başıma gelir belki. Pek de istemiyorum dönmek, toplarken dağılan oda, bavullar, yorgunluk falan. Bel ve baş ağrısı yapıyor orası bende. Bir de tembellik. Neyse, ben sadece Türkiye'de saatin kaç olduğunu öğrenmek için bakmıştım saate.