İnsanın psikolojisini en çok bozan şey hayal kırıklığıdır. Hayal kırıklığı bir sürü şeyden meydana gelebilir. Bir daha karşısında göremeyeceği indirimli tişörte bakıp "Aman bunu satın almayayım, son paramı otoparka vereceğim çünkü" dedikten sonra otoparkın bedava olduğunu görmesi ve mekana geri dönemeden otoyola çıkmış olması, daha sonra o tişörtü internetten 2 katı fiyatına alması, o insana anlık can yakan ağır bir hayal kırıklığı yaratabilir. Ama tabii ki bu bahsettiğim şey biraz takıntılı insanların başına daha sık gelir, materyalizmi bu denli benimsemiş insanların hayatları zaten başlı başına birer hayal kırıklığıdır.
Benim bahsettiğimse daha kişisel hayal kırıklıkları. Dost bildiklerinizin ortadan kaybolması, destek istediğiniz insanların küstahça tavırları, en güvendiklerinizin size karşı gösterdiği güvensizlik hissi, moral beklediklerinizden can sıkıcı ve kötümser yorumlar ve niceleri yani. Kimseyi yakınınıza fazla yaklaştırmamak, yalnız olmak istiyorsunuz böyle anlarda. Keşke zamanda kaybolabilsem bile diyor, yaratıcılığın sınırlarını zorluyorsunuz hatta.
Çünkü o kadar çelişiyorsunuz ki kendi içinizde, gelen her kötü yorumda yaşamaktan biraz daha soğuyorsunuz. İnsanlar da sizi hayattan soğutmak için yaşıyorlarsa hepsi defolup gitsin benim hayatımdan diyorsunuz. Yalnızlık ulaşılmaz olmalı.