Zamanın hızlı geçmesine hem çok seviniyor hem de çok üzülüyorum. Daha gitmeden geri dönecek olmaktan korktuğum ve daha gitmeden geri döneceğine üzüldüğüm için kendime kızıyor ve "özlem" duygusunun öldürücü etkisinden çıkıp aslında onun ne kadar da güzel birşey olabileceğini düşünebilmek istiyorum. Ama olmuyor henüz. Evet, çok özledim. 4 saat önce birlikteydik çünkü. Ondan önce ise 194 saat boyunca hep yanyanaydık. Yarın da görüşeceğiz. Bir 18 saat falan daha.
Böyle düşününce "hayat ne kadar garip, vapurlar falan" cümlesinin leşliği bir anda ortadan kalkıveriyor. Your journey back to birth. It's haunting you.