20090404

Bir genç kızın gizli defteri

Hayatımda hiç düzgün günlük tutmadım ben. Her zaman bir hevesle başlayıp yarım bıraktım. Çünkü yazdıklarımdan hiç keyif almadığımı farkettim. Yani "süt içtim, kedimi sevdim" gibi gereksiz rutin bir hayatınız varsa ve cümle kurmakta zorlanıyorsanız bu günlük işi bir bakkal defterinden öteye gidemiyor. Bir de aslında günlük olayı bana çok saçma geliyor. Yani düşünsenize, "Sevgili günlük, bugün annemle alışverişe gittik, desenli bir tişört aldım, çok eğlendim" gibi şeylerin kişisel gelişiminize ne yararı var. Üstelik "Aaa 5 sene önce bugün desenli bir tişört almışım, vay be" gibi bir duygusallık yaşayıp yaşamayacağımızdan yüzde yüz emin miyiz? Ha bir de, alışveriş listesi gibi tutulmuş o deftere yazık değil mi.
Tüm bu verileri göz önünde bulundurarak birkaç gece önce, zamanında almış olduğum çirkin, çizgili bir defteri günlük olarak kullanmaya karar verdim. Sanki daha blog gibi oldu, daha güzel, daha duygusal oldu. Okuyan insana birşeyler katabilecek nitelikte gibi. Ama birkaç sene sonra okuyup da "vay bee" diyeceğimi hiç sanmıyorum. Mesela kişisel gelişim kitaplarına da inanmam ben.
En iyi gelişim yemek kitabına bakmadan yemek yapmaya çalışarak olur bence.